Breaking News
Home » Sağlıklı yaşam » En Güçlü Doğal Antibiyotikler Nelerdir?

En Güçlü Doğal Antibiyotikler Nelerdir?

Antibiyotik, vücudun bağışıklık sistemini destekleyen, doğada bulunan çok sayıdaki hastalığın müsebbibi olan virüs ve bakterilerin yok edilmesini veya vücutta çoğalmasına ket vuran maddeler bütünüdür. Yaşam konforunu etkileyen hastalıklardan, hayati risk taşıyan hastalıklara yol açan etkenlerin önlenmesinde ve yok edilmesinde vazgeçilemezdir. Ancak bilinçli şekilde kullanımı, aynı önemde hassasiyet taşır. Çünkü bilinçsiz kullanımları, evrimleşme potansiyeli yüksek olan bakteri ve virüslerin direnç kazanmasına neden olur. Bunun sonucunda da tam ihtiyaç duyulan anda etkisiz kalmasına neden olur. İlaç sanayisinin keşfettiği çok güçlü antibiyotikler bulunur. Ancak doğal antibiyotikler, ilaçlara göre kat ve kat güçlüdür. Doğada bulunan en güçlü doğal antibiyotikler arasında ada çayı, bal, çörek otu, karabiber, karanfil, meyan kökü, propolis, sarımsak, zencefil ve zerdeçal bulunur. Antibiyotik özelliği güçlü olan bitkilerin ve yanı sıra hayvansal gıdalar arasında sayılabilecek çok sayıda ürün daha bulunur.

Antibiyotik Nedir?

Bitki ve hayvan gibi organizmalarda doğal formlarda bulunan ve yapay tekniklerle ayrıştırılan maddeler bütünüdür. Bu maddeler penisilin, streptomisin, teramisin vb. maddelerin genel adıdır. Antibiyotiklerin belirli bir sınıfı sınırlı ve küçük ölçekli bakterilere karşı kapasiteye sahipken, belirli sınıfı ise daha geniş spektruma sahip olduğundan daha fazla bakteri ve virüse karşı mücadele kapasitesine sahiptir. Antibiyotik sınıfındaki birkaç maddeyi birden içeren antibiyotik ilaçlar üretildiği gibi sadece tek maddeden oluşan içeriğe sahip olan ilaçlarda üretilir.

İlaç sınıfında bazı ilaçların, uzman takibinde kullanım zorunluluğu bulunur ki antibiyotik ilaçlar, bu kategorinin ilk sırasında yer alır. Antibiyotik ilaçlarda önlenmek istenen hastalığa yol açan bakteri ve virüse yönelik kullanım olmalıdır. Dolayısıyla sadece ilgili virüs ve bakteriye karşı bağışıklığın direnç kazanarak, taşıdığı hastalık riskine karşı koruma sağlar. Ancak bu ilaçların bilinçsiz kullanımı durumunda yani uyumlu olmadığı bakteri ve virüste doğru şekilde mücadele edemez. Bunun sonucunda da vücudun ve bakterilerin/virüslerin antibiyotik niteliğine direnç kazanmasına neden olur. Tüm bunların dışında vücutta bağışıklığın güçlü olmasını sağlayan “yararlı bakteriler” içinde yok edici etki oluşturacağından, zayıflamasına neden olur. Hatalı ve bilinçsiz antibiyotik kullanımıyla vücutta “kuluçka” veya “pasif” konumda bulunan bakterilerinde etkisini göstermesine yol açar. Çünkü bu tip bakteriler, bağışıklık direncinin düşmesini (tetikleyici etkinin oluşmasını) bekler. Böyle bir durumda da hemen etkilerini ortaya çıkartır.

En Güçlü Doğal Antibiyotikler Nelerdir?

Bağışıklık sistemi direncinin en önemli kaynağı antibiyotikler, en güçlü formda bitkilerde bulunur. Ayrıca antibiyotiği en kolay elde edildiği kaynaklar bitkilerdir. Öğünlerde normal koşullarda dahi tüketilen pek çok farklı bitki doğal antibiyotikler için önemli bir kaynaktır. Bitkilerde bulunan antibiyotik değerleriyse farklılık gösterebilir. Bazı bitki türlerinde bulunan antibiyotik daha yüksek ve daha çeşitli olurken, bazı bitkilerde ise daha düşük seviyede antibiyotik bulunur.

Bitkilerin antibiyotik özellikleri aslında yeni bir keşif değildir. Neredeyse binlerce yıllık bir kültürün bilgi aktarımıyla günümüze kadar gelmiştir. Her toplumun coğrafik özelliklerine bağlı olarak yaşadığı sorunlara geliştirdiği çözümlerle keşifleri gerçekleştirilmiş ve nesilden nesile aktarım yoluyla gelişmiş ve günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu gelişim yapısı da aslında doğal antibiyotikler açısından bitkilerle ilgili toplum dimağında farkında olmadığı bir bilgi birikimine sahip olmasını sağlamıştır. En basit örneği olarak yaşanan soğuk algınlığında hemen zencefil çayı içilmesi/içirilmesidir.

Yaşadığımız Anadolu coğrafyasının endemik çeşitlilik yönünden zengin yapıya sahip olması, bu konuda toplum bilincinin daha yüksek olmasını sağlıyor. Coğrafyada genellikle “koca-karı ilacı” gibi bir söylemle her ne kadar küçümseniyor olsa da modern dünyada Çin Tıbbı ve Hint Tıbbı olarak akademik düzeyde uzmanlıkları bulunan ve kendi literatürüne sahip bir sağlık yapısıdır. Özellikle sunduğu şifayla toplum bilincinde yer tutsa da pek önemsenmeyen doğal antibiyotikler, Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde yoğun talep bulunuyor. Üstelik kendi topraklarında yetişmeyen bu bitkileri elde etmek için dünyada Türkiye gibi ülkelerin peşinden koşuyor. Bu bitkiler konusunda Türkiye’ de özellikle tarım ve sağlık sektörünün topluma ulaşacak kapsamlı çalışmalarda bulunması gerektiği de aşikar.

Türkiye’ de de kolay bulunabilen doğadaki en güçlü doğal antibiyotikler sıralaması yapılırsa etki nitelikleri dolayısıyla Meyan kökü ve arı propolisi listenin ilk 2 sırasını oluşturur. Ada çayı, bal, çörek otu, karabiber, karanfil, kekik, zencefil ve zerdeçal doğada bulunan spektrumu geniş ve etkili bitkisel antibiyotiklerdir. Doğada kolayca bulunabilecek bu bitkilerin antibiyotik özelliklerinden faydalanmak için farklı kullanım yöntemleri mevcuttur. Doğal olmayan ve zararlı nitelikli herhangi bir etken maddesi ilave edilmeden yapılacak bitki çayı ve kürlerle doğal şekilde tüketilebilir. Böylelikle içeriğinde yapay kimyasallar bulunan antibiyotik ilaçları kullanmaya göre daha etkili, daha sağlıklı sonuçlar sağlar. İlaçların kullanılmaması, hayati risk taşıyan durumlarda ilaçların etkisiz/yetersiz kalması riski de ortadan kalkar. Bu yüzden de uzmanlarda ilaç kullanımı yerine doğal antibiyotiklerin tercih edilmesini öneriyor ve bazılarına reçetelendirme yapıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir